Doçentlik Başvurusunda Eser Türleri: Puan, Risk ve Etik Açıdan Kapsamlı Rehber

admin Ocak 1, 2026 0 Comments

Doçentlik Başvurusunda Eser Türlerinin Doğru Beyanı Neden Önemlidir?

Doçentlik başvuru sürecinde eser türleri, Doçentlik Bilgi Sistemi (DBS) üzerinden aday tarafından manuel olarak seçilmekte ve beyanname bu tercihlere göre otomatik olarak oluşturulmaktadır. Bu nedenle eser türlerinin doğru girilmesi, yalnızca teknik bir detay değil, başvurunun etik ve hukuki güvenliği açısından kritik bir konudur. Yanlış eser türü seçimi, başvurunun değerlendirme aşamasında etik ihlal iddialarına ve ciddi hak kayıplarına yol açabilmektedir.

Bilimsel Makale Nedir ve Nasıl Tanımlanır?

Bilimsel makale; araştırma, analiz, deney veya gözleme dayalı verilerin, alanında uzman hakemler tarafından değerlendirilmesi sonucunda yayımlanan akademik çalışmadır. Ancak doçentlik değerlendirme sürecinde her makale aynı şekilde ele alınmamakta; içerik, yöntem ve sunum biçimine göre farklı makale türleri altında sınıflandırılmaktadır. Bu ayrım, eserin doçentlik kriterlerinde puan alıp almamasını doğrudan etkilemektedir.

Makale Türlerinin Doçentlik Puanlamasına Etkisi

Bilimsel dergilerde yayımlanan makaleler; özgün araştırma, derleme, meta-analiz, kısa bildiri, teknik not, klinik görsel gibi farklı türlerde yayımlanabilmektedir. Bu türlerin her biri doçentlik kriterlerinde farklı şekilde değerlendirilmekte, bazıları tam puan alırken bazıları sınırlı puan almakta veya tamamen puan dışı bırakılmaktadır. Bu nedenle, makalenin dergideki gerçek türü ile DBS’ye girilen türün birebir örtüşmesi büyük önem taşır.

Doçentlik Başvurusunda Makale Türlerinin Doğru Kategorize Edilmesi

Doçentlik başvurularında en sık karşılaşılan yayın türü bilimsel makaledir. Ancak bilimsel makaleler, dergilerin yayın politikalarına göre belirli kategoriler altında yayımlanmaktadır. Bu kategorilerin doğru anlaşılması ve her eserin uygun başlık altında beyan edilmesi, başvurunun sağlıklı ilerlemesi açısından kritik bir adımdır. Yanlış kategorize edilen eserler, başvuru sürecinde geri dönüşü olmayan sonuçlar doğurabilmektedir.

Bu Yazıda Neler Ele Alınacaktır?

Bu yazıda, doçentlik başvuru sürecinde en sık karşılaşılan makale türleri detaylı olarak ele alınacak; her bir makale türünün doçentlik kriterleri açısından puan karşılığının bulunup bulunmadığı, danışmanlık pratiğinde sık karşılaşılan örnekler üzerinden net bir şekilde açıklanacaktır. Amaç, adayların eserlerini doğru şekilde beyan etmelerini sağlayarak etik riskleri en aza indirmek ve başvuru sürecini güvenli hale getirmektir. Bu çerçevede, doçentlik başvurusunda eser türleri konusu yalnızca puanlama açısından değil, aynı zamanda etik ve hukuki sorumluluklar bakımından da değerlendirilmesi gereken kritik bir başlıktır.

Doçentlik Başvurusunda Makale Türleri Nasıl Değerlendirilir?

Doçentlik başvurularında eser türleri açısından en temel ve en sık kullanılan yayın türü bilimsel makaledir. Bilimsel dergilerde yayımlanan makaleler, yayın politikalarına ve içerik yapılarına göre belirli sınıflandırmalara ayrılmaktadır. Bu sınıflandırmalar, eserin Doçentlik Bilgi Sistemine (DBS) hangi başlık altında girileceğini ve doçentlik kriterlerinde puan alıp almayacağını doğrudan etkilemektedir. Bu nedenle makale türlerinin doğru anlaşılması ve doğru beyan edilmesi büyük önem taşır. Özellikle doçentlik başvurusunda eser türleri yanlış beyan edildiğinde, jüri değerlendirmesinde puan kaybı yaşanabilmekte ve aday etik inceleme riskiyle karşı karşıya kalabilmektedir.

Doçentlik Başvurusunda Eser Türleri

Orijinal Research / Research Article (Özgün Makale, Araştırma Makalesi) Nedir?

Orijinal araştırma makalesi; bilimsel gözlem, deney, analiz veya saha çalışmasına dayanan, özgün veriler içeren akademik yayınlardır. Bu tür makaleler, ÜAK tarafından doçentlik kriterlerinde esas alınan ve puanlanabilir yayın türleri arasında yer almaktadır. Araştırma makalelerinde yazarın kişisel görüşlerinden ziyade, elde edilen bulgular ve bilimsel kanıtlar ön plandadır.

Resim2Özgün Araştırma Makalesinin Temel Özellikleri

Araştırma makaleleri, yayımlanmak üzere dergilere gönderildiğinde belirli bilimsel yazım kurallarına ve yapısal unsurlara sahip olmak zorundadır. Doçentlik değerlendirmelerinde de bu unsurların varlığı önem taşır. Tipik bir özgün araştırma makalesinde aşağıdaki bölümler yer alır ve bu yapıdaki makaleler doçentlik başvurularında puanlanabilir kabul edilir:

  • Başlık sayfası
  • Özet (Abstract)
  • Giriş
  • Yöntemler
  • Bulgular (Sonuçlar)
  • Tartışma
  • Sonuç bölümü
  • Kaynaklar ve teşekkür
  • Tablolar ve şekiller

Bu yapının dışında kalan veya bilimsel yöntem içermeyen çalışmalar, özgün araştırma makalesi olarak değerlendirilmez.

03

Clinical Trial / Clinical Investigation / Clinical Research (Klinik Araştırma) Nedir?

Klinik araştırmalar; hasta, gönüllü veya klinik veri üzerinden, klinik ortamda yürütülen ve özgün araştırma makalesinin tüm bilimsel unsurlarını taşıyan çalışmalardır. Bu tür yayınlar; literatürde Clinical Trial, Clinical Investigation veya Clinical Research başlıkları altında yayımlanabilmekte olup içerik ve yöntem açısından özgün araştırma niteliği taşımaktadır.

Doçentlik başvuru kriterlerine göre, klinik araştırma kapsamında yayımlanan bu çalışmalar; uygun indekslerde yer alması ve bilimsel yöntem bütünlüğünü sağlaması hâlinde özgün araştırma makalesi olarak değerlendirilmekte ve puanlandırılmaktadır.

04

Translation (Çeviri Makale) Nedir ve Doçentlikte Nasıl Değerlendirilir?

Translation (çeviri) yayınlar, çoğunlukla kitaplarda karşımıza çıkmakla birlikte, bazı bilimsel makalelerin farklı bir dile çevrilerek dergilerde yayımlanması şeklinde de ortaya çıkabilmektedir. Bu tür çalışmalar, mevcut bir yayının içeriğini başka bir dile aktarmayı amaçladığından özgün bilimsel üretim niteliği taşımaz.

Doçentlik değerlendirme sürecinde çeviri makaleler, ÜAK kriterleri kapsamında bilimsel makale olarak kabul edilmemekte ve herhangi bir puan karşılığı bulunmamaktadır. Bu nedenle, çeviri niteliği taşıyan yayınların DBS’ye makale türü olarak girilmesi, başvuru sürecinde etik açıdan risk oluşturabilecek hatalı beyanlara yol açabilmektedir.

05

Editöre Mektup / Letter to the Editor Nedir ve Doçentlikte Nasıl Değerlendirilir?

Editöre mektup (Letter to the Editor); bir derginin standart araştırma makalesi formatına girmeyen, genellikle yayımlanmış bir çalışmaya ilişkin görüş bildirmek, eleştiri sunmak veya belirli bir bilimsel noktaya dikkat çekmek amacıyla kaleme alınan kısa bilimsel metinlerdir. Bu yazılar, hem dergi editörünü hem de okuyucu kitlesini bilgilendirmeyi hedefler ve çoğunlukla sınırlı hacimde yayımlanır.

ÜAK’ın önceki doçentlik kriterlerinde editöre mektup türündeki yayınlar bilimsel makale kapsamında değerlendirilmemekte ve herhangi bir puan karşılığı bulunmamaktaydı. Ancak güncellenen doçentlik kriterleri ile birlikte, belirli koşulları sağlayan editöre mektuplar için puanlama imkânı getirilmiştir. Bu nedenle, bu tür yayınların başvuru sürecinde dikkatle değerlendirilmesi ve güncel kriterlere uygun şekilde beyan edilmesi önem taşımaktadır.

06

Case Report (Vaka Takdimi, Olgu Sunumu) Nedir ve Doçentlikte Nasıl Değerlendirilir?

Olgu sunumu (Case Report); tıbbi alanda nadir görülen, ayırıcı tanı veya klinik yönetim açısından dikkat çekici bir durumun bilimsel çerçevede tanımlanarak yorumlandığı akademik yazı türüdür. Bu tür yayınlarda genellikle tek bir hasta veya sınırlı sayıda olgu ele alınmakta, klinik gözlem ve literatür karşılaştırması ön planda tutulmaktadır.

Doçentlik değerlendirme kriterlerine göre olgu sunumları, SCI-Expanded (SCIE) kapsamındaki dergilerde yayımlanması hâlinde puan getirmektedir. SCIE dışındaki indekslerde yer alan vaka takdimleri ise doçentlik puanlamasında dikkate alınmamaktadır. Bu nedenle, olgu sunumlarının başvuru dosyasına eklenmeden önce derginin indeks durumu ve yayın türü mutlaka kontrol edilmelidir.

07

Meta-Analiz Nedir ve Doçentlikte Nasıl Değerlendirilir?

Meta-analiz; aynı konu başlığında yapılmış en az iki bağımsız çalışmanın verilerinin istatistiksel yöntemlerle birleştirilerek, belirli bir girişimin veya etkinin tek bir özet ölçütle değerlendirilmesini amaçlayan araştırma yöntemidir. Bu yaklaşım, mevcut literatürde yer alan bulguların sentezlenmesini ve daha güçlü sonuçlara ulaşılmasını sağlar.

Doçentlik değerlendirme sürecinde meta-analiz çalışmaları konusunda jüriler arasında görüş birliği bulunmamaktadır. Bazı jüri üyeleri meta-analizleri özgün bilimsel araştırma kapsamında değerlendirirken, bazıları bu tür yayınların özgün makale olarak kabul edilmemesi gerektiği görüşündedir. Bu nedenle meta-analizlerin başvuru dosyasına eklenmesi, alan, dergi indeksi ve başvurulan yıl kriterleri dikkate alınarak dikkatli bir strateji ile planlanmalıdır.

08

Systematic Review (Sistematik Derleme) Nedir ve Doçentlikte Nasıl Değerlendirilir?

Sistematik derleme; belirli bir araştırma sorusu çerçevesinde, ilgili alanda yayımlanmış çalışmaların önceden tanımlanmış kabul ve dışlama kriterleri kullanılarak kapsamlı biçimde taranması ve seçilen çalışmaların bulgularının bütüncül bir yaklaşımla sentezlenmesiyle oluşturulan akademik yayın türüdür. Bu yöntem, literatürün tarafsız ve yapılandırılmış şekilde değerlendirilmesini amaçlar.

Doçentlik değerlendirme kriterleri açısından sistematik derlemeler, özgün veri üretimi içermediği gerekçesiyle bilimsel makale kapsamında değerlendirilmemekte ve puan karşılığı bulunmamaktadır. Bu nedenle, sistematik derleme türündeki yayınların doçentlik başvurularında puan tablosuna dâhil edilmesi uygun değildir.

09

Review (Derleme) Nedir ve Doçentlikte Nasıl Değerlendirilir?

Derleme (Review) makaleler; belirli bir konu başlığı altında yayımlanmış çalışmaların, yazarın bilimsel değerlendirmesi ve yorumları eşliğinde belirli bir sistematik düzen içerisinde bir araya getirilmesiyle oluşturulan akademik yayınlardır. Bu tür çalışmalar, mevcut literatürün özetlenmesi ve konuya genel bir bakış sunulması amacıyla hazırlanır. Derlemeler, kapsamına göre Review, Narrative Review veya Mini Review başlıkları altında yayımlanabilmektedir.

Doçentlik değerlendirme sürecinde derleme makalelerle ilgili net ve açık bir puanlama tanımı bulunmamaktadır. Güncel kriterlerde bu tür yayınların nasıl değerlendirileceği açık biçimde belirtilmediğinden, derlemelerin doçentlik başvurularında kullanılıp kullanılmayacağı konusunda tereddütler oluşabilmektedir. Bu durum, derleme makalelerin başvuru stratejisinde dikkatle ele alınmasını gerektirmektedir.

10

In Vitro Research (İn Vitro Araştırma) Nedir ve Doçentlikte Nasıl Değerlendirilir?

İn vitro araştırmalar; belirli hücrelerin, bakterilerin veya virüslerin canlı organizmadan izole edilerek laboratuvar ortamında incelenmesine olanak tanıyan bilimsel çalışmalardır. Bu yaklaşım, tüm organizma üzerinde çalışma zorunluluğu olmaksızın biyolojik süreçlerin kontrollü koşullarda değerlendirilmesini sağlar ve tıbbi araştırmaların birçok alanında önemli bir yere sahiptir.

Doçentlik değerlendirme kriterleri açısından in vitro çalışmalar, metodolojik olarak değerli ve bilimsel katkı sunan araştırmalar olmakla birlikte, klinik veya özgün makale kapsamında puanlandırılmamaktadır. Bu nedenle, yalnızca in vitro düzeyde yürütülmüş çalışmaların doçentlik başvurularında puan değeri bulunmamaktadır.

11

Short Communication (Kısa Bildiri) Nedir ve Doçentlikte Nasıl Değerlendirilir?

Short Communication (kısa bildiri); bilimsel açıdan yeni ve özgün olduğu düşünülen bir gözlemin, kapsamlı bir araştırma makalesine dönüşmeden önce hızlı biçimde bilim dünyasına duyurulmasını amaçlayan yayın türüdür. Bu tür çalışmalar, genellikle sınırlı veri içermekle birlikte, literatürde daha önce ele alınmamış bir bulguya dikkat çekmeyi hedefler.

Doçentlik değerlendirme kriterlerinde Short Communication türündeki yayınların puan karşılığı bulunmadığı açıkça hüküm altına alınmıştır. Bu nedenle, kısa bildiri formatında yayımlanan çalışmaların doçentlik başvurularında puan tablosuna dâhil edilmesi mümkün değildir.

12

Kitap Kritiği Nedir ve Doçentlikte Nasıl Değerlendirilir?

Kitap kritiği; belirli bir bilimsel eserin içeriğini analiz eden, betimleyen ve eleştirel bakış açısıyla değerlendiren akademik yazı türüdür. Bu tür yazılarda amaç yalnızca kitabı tanıtmak değil; eserin güçlü ve zayıf yönlerini ortaya koymak, literatürdeki yeriyle kıyaslamak ve okuyucuya bilimsel bir perspektif sunmaktır. Kitap kritikleri, değerlendirmelerini desteklemek amacıyla gerekçeli ve detaylı dayanaklar içerir.

Doçentlik değerlendirme sürecinde kitap kritikleri, alana bağlı olarak farklı şekillerde ele alınmaktadır. Bazı bilim alanlarında kitap kritiği türündeki yayınların puan değeri bulunmakta, bazı alanlarda ise bu tür çalışmalar puanlama dışında tutulmaktadır. Bu nedenle kitap kritiği yayınlarının doçentlik başvurularında kullanımı, başvurulan temel alan ve güncel ÜAK kriterleri çerçevesinde dikkatle değerlendirilmelidir.

13

Clinical Image Nedir ve Doçentlikte Nasıl Değerlendirilir?

Clinical Image; çoğunlukla olgu sunumlarının (Case Report) daha kısa ve görsel odaklı bir versiyonu olarak yayımlanan, klinik açıdan dikkat çekici bulguların tek veya sınırlı sayıda görüntü eşliğinde sunulduğu yayın türüdür. Bu tür çalışmalarda özellikle radyolojik, endoskopik veya klinik görüntüler ön planda olup, ayrıntılı hasta öyküsü ve kapsamlı tartışma bölümleri yer almaz.

Doçentlik değerlendirme sürecinde clinical image türündeki yayınlar, olgu sunumu (case report) olarak kabul edilmemekte ve jüri tarafından vaka kapsamında değerlendirilmemektedir. Bu nedenle clinical image yayınlarının doçentlik başvurularında puan karşılığı bulunmamaktadır.

15

Brief Report / Short Article Nedir ve Doçentlikte Nasıl Değerlendirilir?

Brief Report veya Short Article; kapsamlı bir özgün araştırma makalesinin daha kısa ve özetlenmiş biçimde sunulduğu yayın türüdür. Bu tür çalışmalar, genellikle sınırlı veri içermekle birlikte dergiler tarafından içerik, uzunluk ve biçimsel unsurlar açısından açık kurallarla tanımlanmaktadır. Amaç, belirli bir araştırma bulgusunun hızlı ve kısa formatta paylaşılmasıdır.

Doçentlik başvuru sürecinde Brief Report veya Short Article türündeki yayınların herhangi bir puan karşılığı bulunmamaktadır. Bu nedenle, bu formatta yayımlanan çalışmaların doçentlik başvurularında puan tablosuna dâhil edilmesi mümkün değildir.

14

Teknik Not Nedir ve Doçentlikte Nasıl Değerlendirilir?

Teknik not; bir veya birden fazla vaka çalışmasına destekleyici nitelikte ek bilgi sunmayı amaçlayan, genellikle yöntem, uygulama veya teknik ayrıntıların ön plana çıktığı yayın türüdür. Bu tür çalışmalar, özgün araştırma yürütmekten ziyade mevcut bir uygulamanın, tekniğin veya yaklaşımın açıklanmasını hedefler.

Teknik not kapsamında ele alınabilecek konular arasında; endüstri temelli çalışmalar, belirli teknolojilerin tanıtımı, bir vakayla ilişkili teorik yaklaşımların veya önceki araştırmaların açıklanması ile belirli bir bölgeye ait ekonomik ya da kültürel analizler yer alabilmektedir.

Doçentlik başvuru kriterlerine göre teknik not türündeki yayınların herhangi bir puan karşılığı bulunmamaktadır. Bu nedenle, teknik notların doçentlik başvurularında puan tablosuna eklenmesi mümkün değildir.

16

Research Note (Araştırma Notu) Nedir ve Doçentlikte Nasıl Değerlendirilir?

Research Note (araştırma notu); tam kapsamlı bir akademik araştırma makalesi niteliği taşımayan, ancak belirli bir alanda yeni bir fikir, teorik bakış açısı, araştırma programı veya metodolojik yaklaşım geliştirmeyi amaçlayan kısa ve tartışma odaklı akademik metinlerdir. Bu tür yayınlar, çoğunlukla mevcut literatüre eleştirel katkı sunmayı ve yeni düşünce yolları açmayı hedefler.

Tam araştırma makalelerinden farklı olarak araştırma notları, daha esnek bir yazım yapısını takip edebilir. Ancak bu esneklik, bilimsel katkının önemsiz olduğu anlamına gelmez. Aksine, bir research note’un değerli kabul edilebilmesi için; ele alınan konunun açık biçimde tartışılması, metodolojik veya teorik açıdan yenilik sunması ve okuyucuya düşünsel katkı sağlaması beklenir. Bu bağlamda polemiksel açıklık, retorik güç ve okunabilirlik, etkili bir araştırma notunun temel nitelikleri arasında yer alır.

Doçentlik değerlendirme sürecinde research note türündeki yayınlar, tam araştırma makalesi olarak kabul edilmemekte ve genel olarak puanlama dışında değerlendirilmektedir. Bu nedenle, araştırma notlarının doçentlik başvurularında stratejik olarak ve doğru kategori altında ele alınması önem taşır.

Editöryal Makale (Editorial) Nedir ve Doçentlikte Nasıl Değerlendirilir?

Editöryal makaleler (Editorial); araştırma makalesi, derleme veya olgu sunumu gibi klasik yazım türlerinden farklı olarak, belirli bir bilimsel konuya, güncel bir tartışmaya veya yayımlanmış bir çalışmaya editör ya da alanında yetkin bir akademisyen tarafından yorum getirilmesi amacıyla kaleme alınan makale türleridir. Editöryaller, derginin bilimsel yönelimini yansıtan ve okuyucuya yol gösterici nitelik taşıyan metinlerdir.

Bilimsel içerikli editöryal yazılar, okuyucular tarafından genellikle güvenilir ve değerli kabul edilmekte, çoğu zaman özgün araştırma makalelerine kıyasla daha fazla okunmakta ve etki yaratmaktadır. Ancak bu durum, editöryal yazıların doçentlik puanlamasında otomatik olarak karşılık bulduğu anlamına gelmemektedir.

Doçentlik değerlendirme sürecinde editöryal makaleler, özgün araştırma makalesi kapsamında değerlendirilmemekte ve genel olarak puanlama dışında tutulmaktadır. Bu nedenle editöryaller, başvuru dosyasında akademik görünürlüğü destekleyici yayınlar olarak ele alınmalı, puan beklentisiyle beyannameye eklenmemelidir. Sonuç olarak, doçentlik başvurusunda eser türleri doğru belirlenmediği sürece, en nitelikli yayınlar dahi başvuru sürecinde beklenen akademik karşılığı bulamayabilir.

Doçentlik Başvurusunda Kitap Türleri Nasıl Değerlendirilir?

Doçentlik başvurularında eser türleri açısından jüri üyelerinin dikkatle incelediği bir diğer önemli yayın grubu bilimsel kitaplardır. Kitaplar, doçentlik başvurusunda yalnızca belirli disiplinleri değil, tüm temel alanları ilgilendiren yayın türleri arasında yer almaktadır. Bu nedenle kitaplara ilişkin eser türü beyanları, makalelere kıyasla daha titiz bir değerlendirmeye tabi tutulmaktadır.

Güncellenen doçentlik kriterleri ile birlikte, özellikle Book Citation Index (BKCI) kapsamında yer alan bilimsel kitaplar ve kitap bölümleri birçok alanda yüksek puan getirmektedir. Ancak kitapların puanlandırılması; kitabın türü, yayınevi, indeks durumu ve adayın katkı şekline göre farklılık göstermektedir. Bu nedenle kitap türlerinin doğru sınıflandırılması, başvurunun sağlıklı ilerlemesi açısından kritik öneme sahiptir.

Aşağıda, doçentlik başvurularında dikkate alınan bilimsel kitap türleri detaylı olarak ele alınacaktır.

17

Bilimsel Kitap ve Kitap Bölümü (Book / Book Chapter) Nedir ve Doçentlikte Nasıl Değerlendirilir?

Bilimsel kitaplar ve kitap bölümleri; ilgili bilim alanına özgün katkı sağlayan, ders kitabı, derleme, özet veya kitap kritiği niteliği taşımayan; alana özgü konuların bilimsel çerçevede tartışıldığı ve özgün değerlendirmelerin yer aldığı yayın türleridir. Bu eserler, ulusal veya uluslararası yayınevleri tarafından basılı ya da elektronik ortamda yayımlanabilmektedir.

Bilimsel kitaplar, akademik dünyada bilginin sistematik biçimde aktarılması ve kalıcı hale getirilmesi açısından önemli bir yere sahiptir. Doçentlik başvurularında, özgün bilimsel kitaplar ve kitap bölümleri, kitap türü kapsamında değerlendirilmekte ve puan getirmektedir. Ancak bu puanlama; kitabın niteliği, yayınevi, indeks durumu ve adayın katkı şekline göre değişiklik gösterebilmektedir.

Book Citation Index (BKCI) kapsamında yer alan kitaplar ve kitap bölümleri, güncel doçentlik kriterlerinde yüksek puan getiren yayınlar arasında yer almaktadır. BKCI kapsamında olmayan kitap bölümleri için ise önemli bir koşul bulunmaktadır:
Bu tür yayınlarda, kitabın tüm editörlerinin YÖK veri tabanında kayıtlı olması zorunludur. Bu şartın sağlanmaması durumunda kitap bölümü, doçentlik değerlendirmesinde puanlama dışı bırakılabilmektedir.

 

Çeviri / Tercüme Kitap Nedir ve Doçentlikte Nasıl Değerlendirilir?

Çeviri (tercüme) kitaplar; bilimsel veya akademik nitelikteki eserlerin (kitap, araştırma notu, tez veya akademik makale gibi çalışmaların) herhangi bir yorum, katkı veya özgün değerlendirme eklenmeden, yalnızca başka bir dile aktarılmasıyla oluşturulan yayın türleridir. Bu tür çalışmaların temel amacı, mevcut bilginin farklı dil gruplarına ulaştırılmasıdır.

Doçentlik değerlendirme sürecinde çeviri kitaplar, özgün bilimsel üretim olarak kabul edilmemektedir. Bu nedenle, çeviri veya tercüme niteliği taşıyan kitapların doçentlik başvurularında puan karşılığı bulunmamaktadır. Çeviri eserler, akademik katkı açısından değerli olmakla birlikte, doçentlik puanlamasında kitap türü kapsamında değerlendirilmez.

18

Ansiklopedi Maddesi Nedir ve Doçentlikte Nasıl Değerlendirilir?

Ansiklopedi; çeşitli konulara ilişkin bilgilerin çoğunlukla alfabetik sırayla ve sistematik bir yapı içerisinde sunulduğu, başvuru kaynağı niteliği taşıyan referans eserlerdir. Ansiklopedi maddeleri ise bu eserler içerisinde yer alan, belirli bir konuya odaklanan bilimsel metinlerdir.

Doçentlik başvurularında ansiklopedi maddeleri, eser türü olarak belirli koşullarda değerlendirilmektedir. Buna göre, en az üç ansiklopedi maddesi bir kitap bölümü olarak kabul edilmekte ve bu kapsamda puanlandırılmaktadır. Bu nedenle ansiklopedi maddelerinin sayısı ve aynı eser içinde yer alıp almadığı, başvuru sürecinde özellikle dikkate alınmalıdır.

Editörlük (Kitap / Dergi Editörü) Nedir ve Doçentlikte Nasıl Değerlendirilir?

Editör; yazar tarafından hazırlanan bilimsel çalışmayı bütüncül bir bakış açısıyla inceleyen, metni detaylı biçimde okuyarak içerik, yapı ve akademik uygunluk açısından değerlendiren kişidir. Editör; tespit ettiği eksiklikler, fazlalıklar ve hatalar doğrultusunda yazarı yönlendirir ve eserin bilimsel bütünlüğünü sağlayarak yayına hazır hale gelmesinde kritik rol üstlenir.

Yeni doçentlik kriterleri ile birlikte, dergi editörlüğü ve kitap editörlüğü faaliyetleri puan kapsamına alınmıştır. Bu durum, editörlük görevlerinin artık yalnızca akademik prestij unsuru değil, aynı zamanda doçentlik başvurusunda puan getirisi olan akademik faaliyetler arasında yer aldığını göstermektedir. Ancak editörlük türü, süresi ve belgelendirilebilirliği değerlendirmede önemlidir.

Ders Kitabı Nedir ve Doçentlikte Nasıl Değerlendirilir?

Ders kitapları; ön lisans, lisans, yüksek lisans, doktora ve benzeri eğitim düzeylerinde öğrenim gören öğrencilerin kullanımına yönelik olarak hazırlanan, öğretim amaçlı eserlerdir. Bu kitaplar, eğitim sürecine katkı sağlamakla birlikte bilimsel araştırma ve özgün akademik üretim amacı taşımaz.

Doçentlik kriterlerine göre ders kitapları, puanlanmaması gereken eser türleri arasında yer almaktadır. Bu nedenle ders kitabı niteliği taşıyan yayınların doçentlik başvurularında puan beklentisiyle kullanılması uygun değildir. DBS’ye giriş aşamasında ders kitabı ile bilimsel kitap ayrımının doğru yapılması, başvuru güvenliği açısından kritik öneme sahiptir.

 

Doçentlik Başvurusunda Bildiri Türleri Nasıl Değerlendirilir?

Doçentlik başvurularında eser türleri açısından, makale ve kitaplardan sonra en sık hata yapılan ve en dikkatli girilmesi gereken yayın grubu bildirilerdir. Bildiriler, doçentlik başvurularında tüm temel alanları ilgilendiren yayın türleri arasında yer almakta olup, DBS’ye giriş aşamasında doğru tür seçimi büyük önem taşımaktadır.

Bildiri; bir bilimsel çalışmanın özet veya tam metin hâlinde, akademik bir topluluk önünde sunulmasıyla ortaya çıkan bilimsel faaliyettir. Bu çalışmalar; bir konuya ilişkin bilgi, görüş veya araştırma sonuçlarının, varsa bilimsel kanıtlarıyla birlikte yorumlayıcı ve açıklayıcı biçimde sunulmasını amaçlar. Bildiriler, hem dinleyiciyi hem de yayımlandığı takdirde okuyucuyu bilgilendirmeye yönelik olarak hazırlanır.

Sempozyum, kongre ve benzeri bilimsel toplantılarda sunulan bildiriler; sunum şekli, metin durumu ve yayımlanma biçimine göre farklı türlere ayrılmaktadır. Bu ayrım, doçentlik başvurusunda bildirinin puan alıp almayacağını doğrudan etkilemektedir.

Aşağıda, doçentlik başvurularında karşılaşılan bildiri türleri detaylı olarak ele alınacaktır.

19

Davetli Konuşmacı Nedir ve Doçentlikte Nasıl Değerlendirilir?

Davetli konuşmacı; kongre veya sempozyumlarda, belirli bir konuda bilimsel katkı sunması ve katılımcılara yol göstermesi amacıyla düzenleme komitesi tarafından özel olarak davet edilen bilim insanlarının yaptığı konuşmaları ifade eder. Bu tür sunumlar genellikle alanında yetkin akademisyenler tarafından gerçekleştirilir ve toplantının bilimsel niteliğine doğrudan katkı sağlar.

Doçentlik başvurularında davetli konuşmacı olarak yapılan sunumlar, bildiri kitapçığında özetinin yayımlanmış olması hâlinde kullanılabilmektedir. Özetin basılı ya da elektronik bildiri kitabında yer almaması durumunda ise bu faaliyet, bildiri kapsamında değerlendirilmez.

Sözlü Sunum Nedir ve Doçentlikte Nasıl Değerlendirilir?

Sözlü sunumlar; bir konuya ilişkin bilgi, görüş veya bilimsel araştırma sonuçlarının, varsa kanıtlarıyla birlikte yorumlayıcı ve açıklayıcı biçimde dinleyici kitlesine aktarılması amacıyla hazırlanan çalışmalardır. Bu sunumlar, kongre ve sempozyumların en yaygın bilimsel faaliyet türleri arasında yer alır.

Doçentlik başvuru sürecinde sözlü sunumların kullanılabilmesi için, sunuma ait özetin veya tam metnin bildiri kitapçığında yayımlanmış olması gerekmektedir. Yayımlanmamış sözlü sunumlar, doçentlik değerlendirmesinde bildiri olarak kabul edilmez.

Poster Bildiri Nedir ve Doçentlikte Nasıl Değerlendirilir?

Poster bildiriler; bir bilimsel çalışmanın sonuçlarının görsel unsurlar, grafikler ve kısa metinler kullanılarak özetlenmesiyle oluşturulan sunum türleridir. Posterler, araştırmanın temel mesajını hızlı ve görsel olarak aktarmayı amaçlar.

Eski doçentlik kriterlerinde poster bildirilerin puan değeri bulunmamaktaydı. Yeni kriterlerde ise poster bildirilerin açıkça “puanlama dışıdır” şeklinde net bir ifadeyle belirtilmemesi, bu tür yayınların kullanılıp kullanılamayacağı konusunda tereddütler oluşturmuştur. Bu nedenle poster bildirilerin doçentlik başvurusunda kullanımı, başvurulan alan ve jüri yaklaşımı dikkate alınarak temkinli biçimde değerlendirilmelidir.

Doçentlik Başvurusunda Proje Türleri Nasıl Değerlendirilir?

Doçentlik başvurularında eser türleri açısından bilimsel projeler, jüri üyelerinin özellikle dikkat ettiği akademik faaliyetler arasında yer almaktadır. Projelerin doğru tür altında beyan edilmesi, başvurunun sağlıklı değerlendirilmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Yeni doçentlik kriterleri doğrultusunda, yalnızca tamamlanmış projeler doçentlik puanlamasında dikkate alınmaktadır.

Aşağıda yer alan proje türleri, tamamlanmış olması şartıyla doçentlik başvurusunda puan getiren proje faaliyetleri arasında yer almaktadır.

AB Çerçeve Programı Projeleri

Avrupa Birliği Çerçeve Programları kapsamında yürütülen ve uluslararası iş birliği içeren bilimsel araştırma projeleri, doçentlik değerlendirmesinde yüksek puan değeri bulunan proje türleri arasındadır. Bu projelerde adayın rolü (yürütücü, araştırmacı vb.) ve projenin tamamlanmış olması puanlama açısından belirleyicidir.

TÜBİTAK Projeleri (Öğrenci Projeleri Hariç)

TÜBİTAK tarafından desteklenen ve öğrenci projeleri kapsamı dışında kalan bilimsel araştırma projeleri, doçentlik başvurularında puanlanan proje türleri arasındadır. Projenin tamamlanmış olması ve adayın projedeki görev tanımı, değerlendirme sürecinde dikkate alınmaktadır.

Diğer Uluslararası Destekli Bilimsel Araştırma Projeleri

AB Çerçeve Programları dışında kalan, ancak uluslararası kurum ve kuruluşlar tarafından desteklenen bilimsel araştırma projeleri de doçentlik kriterleri kapsamında puanlandırılmaktadır. Bu projelerin resmî olarak desteklenmiş ve tamamlanmış olması gerekmektedir.

Üniversite Bünyesinde Yapılan Bilimsel Araştırma Projeleri (BAP)

Üniversitelerin kendi bünyelerinde yürütülen Bilimsel Araştırma Projeleri (BAP), doçentlik başvurularında puan getirebilmektedir. Ancak bu tür projelerde adayın yürütücü olması şartı aranmaktadır. Araştırmacı veya danışman olarak yer alınan BAP projeleri puanlama kapsamında değerlendirilmemektedir.

Diğer Ulusal Destekli Projeler

TÜBİTAK dışındaki ulusal kurum ve kuruluşlar tarafından desteklenen bilimsel araştırma projeleri de, tamamlanmış olmaları koşuluyla doçentlik puanlamasına dâhil edilebilmektedir. Projenin destekleyici kurumu, kapsamı ve adayın projedeki rolü değerlendirmede önem taşımaktadır.

Doçentlik Başvurusunda Puan Getiren Ödül Türleri Nelerdir?

Güncellenen doçentlik kriterleri ile birlikte, önceki dönemlerden farklı olarak bazı bilimsel ödüller doğrudan puan kapsamına alınmıştır. Bu durum, akademik başarıların yalnızca yayın ve projelerle değil, resmî ve saygın ödüllerle de değerlendirilmesini sağlamaktadır. Ancak her ödül türü doçentlik puanlamasına dâhil edilmemekte; yalnızca kriterlerde açıkça belirtilen ödüller puan getirmektedir.

Aşağıda, yeni doçentlik kriterleri kapsamında puan getiren ödül türleri sıralanmaktadır.

YÖK Yılın Doktora Tezi Ödülü

Yükseköğretim Kurulu tarafından verilen Yılın Doktora Tezi Ödülü, akademik nitelik ve özgünlüğü yüksek çalışmalar için verilen prestijli bir ödüldür. Bu ödül, doçentlik başvurularında puan karşılığı bulunan ödüller arasında yer almaktadır.

YÖK Üstün Başarı Ödülü

YÖK Üstün Başarı Ödülü; akademik üretkenlik, bilimsel katkı ve başarı kriterleri esas alınarak verilen ödüllerden biridir. Yeni doçentlik kriterleri kapsamında bu ödül, puanlanan ödül türleri arasında değerlendirilmektedir.

TÜBİTAK Bilim Ödülü

TÜBİTAK Bilim Ödülü; bilimsel araştırmaları ve akademik katkılarıyla öne çıkan araştırmacılara verilen, yüksek prestije sahip bir ödüldür. Doçentlik başvurularında yüksek değerli ödüller arasında yer almakta ve puan getirmektedir.

TÜBİTAK Teşvik Ödülü (UBYT Hariç)

TÜBİTAK Teşvik Ödülü, bilimsel çalışmalarıyla öne çıkan genç araştırmacılara verilen bir ödüldür. Ancak UBYT Ödülü bu kapsam dışında tutulmaktadır. UBYT haricindeki TÜBİTAK Teşvik Ödülleri, doçentlik başvurularında puanlanan ödüller arasında yer almaktadır.

TÜBA GEBİP Ödülü

Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) tarafından verilen GEBİP (Genç Bilim İnsanlarını Ödüllendirme Programı) Ödülü, akademik başarıyı teşvik eden önemli ödüllerden biridir. Yeni doçentlik kriterleri kapsamında puan getiren ödül türleri arasında yer almaktadır.

TÜBA TESEP Ödülü

TÜBA tarafından verilen TESEP (Türkiye Bilimler Akademisi Teşvik ve Destek Programları) Ödülü de, akademik başarı ve bilimsel katkı esas alınarak verilen ödüller arasında yer almakta ve doçentlik başvurusunda puan karşılığı bulunmaktadır.

 

Doçentlik Başvurusunda Puan Getiren Patent Türleri Nelerdir?

Doçentlik başvurularında ulusal ve uluslararası tescillenmiş patentler, puan getiren eser türleri arasında yer almaktadır. Patentler; bilimsel bilginin somut, uygulanabilir ve yenilikçi çıktıya dönüştüğü akademik ürünler olarak değerlendirilmekte ve ÜAK kriterleri kapsamında puanlandırılmaktadır.

Yeni doçentlik kriterleri doğrultusunda, tescil edilmiş patentler doğrudan puan getirmekte, ayrıca patent başvurusunda bulunulmuş olması da daha düşük olmakla birlikte puan karşılığı bulunan bir akademik faaliyet olarak kabul edilmektedir. Ancak patent türünün, başvuru durumunun ve tescil kurumunun doğru şekilde beyan edilmesi büyük önem taşır.

ÜAK tarafından kabul edilen patent tanımlamaları aşağıda yer almaktadır.

Uluslararası Patent Nedir ve Doçentlikte Nasıl Değerlendirilir?

Uluslararası patentler; yeni buluş basamağı ve sanayiye uygulanabilirlik kriterlerini sağlayan buluşlar için, belirli uluslararası sistemler veya bölgesel ofisler aracılığıyla verilen koruma (tescil) belgeleridir. Bu patentler, doçentlik başvurularında yüksek puan getiren patent türleri arasında yer almaktadır.

ÜAK tarafından kabul edilen uluslararası patent sistemleri şunlardır:

  • Patent Cooperation Treaty (PCT)
  • European Patent Convention (EPC)
  • Eurasian Patent Organization (EAPO)
  • African Regional Intellectual Property Organization (ARIPO)
  • African Intellectual Property Organization (OAPI)
  • Doğrudan ülkesel (ulusal) koruma istenen bölgenin veya ülkenin resmî patent ofisi

Bu sistemler aracılığıyla alınan tescil belgeleri, patentin uluslararası geçerliliğini ortaya koymakta ve doçentlik değerlendirmesinde esas alınmaktadır.

Ulusal Patent Nedir ve Doçentlikte Nasıl Değerlendirilir?

Ulusal patent; Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından, yeni buluş basamağı ve sanayiye uygulanabilirlik kriterlerini sağlayan buluşlar için verilen koruma (tescil) belgesidir. Ulusal patentler de doçentlik başvurularında puan karşılığı bulunan akademik çıktılar arasında yer almaktadır.

Ulusal patentlerde de, tescilin kesinleşmiş olması puanlama açısından önemlidir. Sadece fikir beyanı veya taslak niteliğindeki başvurular, tescil belgesi bulunmadığı sürece patent kapsamında değerlendirilmez.

yol açabilmektedir.

Doçentlik Başvurusunda Lisansüstü Tez Danışmanlıkları Nasıl Değerlendirilir?

Doçentlik başvurularında lisansüstü tez danışmanlıkları, adayın akademik yetiştiricilik ve bilim insanı yetiştirme kapasitesini gösteren önemli faaliyetler arasında yer almaktadır. Başvuru yapan adayın danışmanlığını üstlendiği ve başarıyla tamamlanmış lisansüstü tezler, doçentlik değerlendirme sürecinde puan getirmektedir.

Bu kapsamda; doktora, Tıpta uzmanlık, sanatta yeterlilik ve yüksek lisans tez danışmanlıkları, ÜAK kriterleri doğrultusunda puanlanan akademik faaliyetler arasında değerlendirilmektedir. Ancak puanlama, adayın tezdeki danışmanlık rolüne göre farklılık göstermektedir.

Asıl Danışman ve İkinci Danışman Ayrımı

Tez danışmanlığında adayın asıl (birinci) danışman olarak görev alması hâlinde, ilgili tez doçentlik başvurusunda tam puan getirmektedir. Buna karşılık, adayın ikinci danışman olarak görev aldığı tezlerde, başvuru sırasında yarı oranında puan uygulanmaktadır.

Bu nedenle tez danışmanlıklarının DBS’ye girilirken, adayın danışmanlık sırasının doğru şekilde belirtilmesi büyük önem taşımaktadır. Yanlış danışmanlık sırası beyanı, puan hesaplamasında hatalara ve değerlendirme sürecinde sorunlara yol açabilmektedir.

Doçentlik Başvurusunda Eser Türleri Yanlış Seçilirse Ne Olur?

Doçentlik başvurusunda eser türlerinin doğru belirlenmesi ve Doçentlik Bilgi Sistemine (DBS) hatasız şekilde girilmesi, doğrudan puanı ve başvurunun kaderini etkileyen en önemli unsurlardan biridir. Eser türlerinin DBS’de yanlış seçilmesi, yalnızca tek bir yayını değil; beyanname oluşturulurken zincirleme hatalara yol açabilecek ciddi sonuçlar doğurabilmektedir.

Bu nedenle DBS’ye yüklenen her çalışmada, özellikle PDF dosyasının üzerinde dergi tarafından belirtilmiş eser türü esas alınmalıdır. Eser türü net olarak tespit edilemiyorsa; ilgili alanda deneyimli profesör öğretim üyelerinden veya daha önce doçentlik başvurusunda bulunmuş ve eser türü belirleme sürecini yaşamış kişilerden görüş alınması büyük önem taşır.

Yanlış Eser Türü Beyanı Etik İncelemeye Neden Olabilir mi?

Doçentlik başvurusunda eser türlerinin yanlış tespit edilmesi, uygulamada çoğu zaman etik incelemeye konu edilmektedir. Jüri üyeleri; eser türlerini yanlış seçen veya yanıltıcı şekilde beyan eden adayların dosyalarını,

  • “Yanlış ve yanıltıcı beyan”
  • “Akademik teamüllere aykırılık”

gerekçeleriyle ÜAK Etik Komisyonuna sevk edebilmektedir. Bu durum, başvurunun yalnızca puan yönünden değil, etik açıdan da riskli bir sürece girmesine neden olabilir.

Yanlış Eser Türü Asgari Şartları Etkiler mi?

Eser türlerinin yanlış girilmesi her zaman etik ihlal olarak değerlendirilmemekle birlikte, yanlış kategoride puanlama yapılması asgari şartların sağlanamaması sonucunu doğurabilmektedir. ÜAK’ın jüri üyelerine yaptığı bilgilendirmeler doğrultusunda, bazı jüri üyeleri:

  • Yanlış yerde puanlanan yayını tamamen çıkararak yeniden hesaplama yapmakta,
  • Bazı jüri üyeleri ise bu yanlış puanlama nedeniyle adayın asgari şartları sağlamadığını raporlamaktadır.

Bu durum, aynı dosya için farklı jüri değerlendirmelerinin ortaya çıkmasına ve aday açısından öngörülemez sonuçların doğmasına neden olabilmektedir.

Eser Türlerinin Doğru Belirlenmesi Neden Bu Kadar Zor?

Doçentlik sisteminde çok sayıda bilim alanı bulunması; her alanın yayın kültürünün, akademik teamüllerinin ve terminolojisinin farklı olması, eser türlerinin doğru tespitini zorlaştırmaktadır. Bu nedenle doçentlik başvurusunda eser türlerinin belirlenmesi, indeks seçimi kadar kritik bir aşamadır.

Yanlış eser türü beyanı; puan kaybı, asgari şartların sağlanamaması, etik inceleme ve hatta başvurunun olumsuz sonuçlanmasına kadar uzanan ciddi riskler barındırmaktadır. Bu sebeple doçentlik başvurularında eser türlerinin doğru tespiti, başvurunun güvenliği açısından vazgeçilmez bir adımdır.

AboutÖztürk Akademik Danışmanlık ve Eğitim Hizmetleri